Poşetteki Çürük Meselesi

  • Ekim 11, 2020
  • 0
  • 509 Görüntüleme

Meğer Poşetteki Çürük Meyve Sebze Konusunda ‘Brütüs’ün Günahını Almışız!

Arzuhalcİ: Ender TÜRKKAN

Ön söz: Naylon poşet, sağlığa da çevreye de zararlıdır

Koronavirüsle yeni yeni tanışıyorduk, bunca tedbir ve kural yoktu, maske daha zorunlu değildi, günlerden 19 Mart Perşembe’ydi, saat sabahın 10’u gibiydi.  Yıllardır haftada iki kez alışveriş yaptığım Marmaris ilçe merkezindeki pazar yerine giden herkes gibi bir ilkle karşılaştım..  ‘Seçmece’ yasaklanmış, sebze ve meyveler poşetin içinde satılmaya başlanmış, sayısı azaltılan tezgahların arasındaki mesafe uzatılmıştı. Öğrendik ki, Marmaris Belediyesi, koronavirüs salgını önlemleri kapsamında Türkiye’de bir ilke imza atmıştı. Halkın sağlığını koruma amaçlı, dolayısıyla iyi niyetli anlaşılan uygulama takdir toplamıştı.

İki gün sonra yani 21 Mart’ta, Ticaret Bakanlığı pazar, market ve manavlara yönelik yeni korona tedbirlerini açıkladı.. “Meyve sebze el değmeden satılacak. Tezgâhlar geniş tutulacak” dendi, bunların uygulanması konusunda 81 il valiliğine gerekli talimat gönderildi. Ülkenin dört biryanında kurulan pazar yerlerinin çoğunluğunda  “Marmaris modeli” devreye girdi.

Çok geçmeden, önce Marmaris’ten sonra tüm ülkeden “çürük” sesler yükselmeye başladı. Poşetlere çürük ürünler konulduğunu savunan ilçe yaşayanları, isyan bayrağı açtı. Sosyal medyadan boykot çağrısı yapıldı. Aralarında benim de bulunduğum çok sayıda vatandaş çağrıya uydu. Yaklaşık üç ay, Nisan sonundan Ağustos başına kadar pazar yerine gitmedim..  Çünkü, tanıdığım, güvendiğim pazar esnafından da alsam, hemen her poşetten illa ki çürük çıkıyordu..  Vatandaşın şikayetleri üzerine harekete geçen Marmaris Belediyesi’nin sıkı denetimleri de durumu değiştirmiyordu. Eve gelip, poşetleri teslim ettiğim annem ve ablam bana söyleniyordu. Yapacak bir şey yoktu, marketler ve manavlar mecburi istikamet olmuştu. Ama, yine poşetlerden çürük çıkmaya devam ediyordu. Güvendiği kişi ve yerlerden alışveriş yaptığına inananlar, çürüğü görünce “Sen de mi Brütüs?” diyordu.

Konudan sadece Marmaris yaşayanları muzdarip değildi, “Brütüs” her yerdeydi. Ülke genelinde pazar yeri ve manav esnafı ile marketler, durumu fırsata çevirerek daha fazla kazanmak için poşetlere çürük ürün koymakla suçlanıyordu.. Hemen her gün medyaya  “Sebze poşete girdi marketçiler çürükleri doldurdu!”, “Poşette çürük sebze meyve satışına ceza yağdı!” haberleri yansıyordu.. Sadece tüketiciler değil, başta pazar yerleri esnafı olmak üzere satıcılar da mağdurdu.

Bu haber de ilginizi çekebilir  Marmaris Belediyesi’nin 2021 Bütçesi Belirlendi

Poşet içinde satış zorunluluğu kaldırılınca, “protesto”mu sonlandırdım, Ağustos’ta pazar yeri alışverişlerine yeniden başladım.. Geçen hafta bugün 4 Ekim Pazar günü, alacaklarımı aldım, birkaç saatliğine çalışmak için büronun yolunu tuttum..  İş uzadı, büroda kaldım. Ertesi gün öğlen saatlerinde, kapının kenarına koyduğum pazar arabasıyla birlikte eve gittim. Annem, buzdolabına yerleştirmek için naylon torbalardan çıkardığı ürünlerin arasından bazılarının yine çürük olduğunu söyledi. Oysa çok güvendiğim “Brütüs”lerden almıştım onları. Değişen tek şey, sebze ve meyvelerin daha uzun süre naylon torbalarda kalmasıydı.

Artık, çürük meselesinin baş sorumluları olarak ‘naylon poşet ve ‘zaman’ ikilisinden şüpheleniyordum. ‘Brütüs’ ya  ihmalkar, ya da masumdu. Kanıt gerekiyordu. Geçtiğimiz perşembe günü saat 15.00 sıralarında pazar yerine gittim, en güvendiğim esnaftan, en tazesi ve en pahalısından sadece 2 kilogram domates ile yarım kilogram ıspanak aldım, içinde bulundukları naylon torbaların ağzına, birer düğüm attım. Büroya gittim, düğümlerin kenarındaki boşl az da olsa hava alan torbaları yine ‘çıkarken unutmayayım’ diye kapının önüne bıraktım. Saat 22.55’te çıktım, dolmuşa bindim, 23.20 sıralarında eve vardım.  5 dakika geçti geçmedi, torbaları açınca, domateslerin üçte birinin, ıspanakların ise tamamının çürük olduğunu gören annem tarafından bu kez azarlandım.  Gecenin yarısında, internette naylon ile sebze-meyve ilişkisini içeren kaynakları karıştırdım.  Meğer, sebze ve meyve, içerdiği maddeler sebebiyle doğaya ve insan dahil canlı sağlığına zararlı olan naylon poşetleri hiç ama hiç sevmiyormuş. Buzdolabında bile olsa onunla birlikte olmaya zorlandıklarında bozuluyorlarmış.

“Artık kesin kanıya vardım” derken, gökten üç elma düştü. İlki çevre ve doğa zararlısı naylonun, ikincisi sebze ve meyveleri poşetin içine sokuşturmak zorunda bırakanların, üçüncüsü de poşetleri -mecburen- ya sabahın köründe ya da bir gün önceden dolduran Brüstüs’ün başına..

Ve karar verdim, bundan böyle, sebze ve meyveleri naylon poşet yada torba içine koymayacağım. Tıpkı bugün yaptığım gibi, pazar yerine bez torbalar ya da filelerle gideceğim, İlgili ve yetkilileri de, halkı naylondan uzaklaştıracak önlemler almasını, bu konuda harekete geçmelerini, mesela bez torba ve file üretimi ile kullanımını teşvik etmelerini öneririm..

Son söz: Naylon poşet, sağlığa da çevreye de zararlıdır..

Bu içeriği paylaşın
Video Haber Aboneliği için
Youtube: Marmaris Life Youtube Kanalı
Instagram: @marmarislifedergisi
Facebook: marmarislife
Twitter: @lifeofmarmaris

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir