Çanakkale Zaferi'nde Marmarisliler'in Destanı!

Çanakkale Zaferi'nde Marmarisliler'in Destanı!

Marmarisliler'in tarihinde herkesin bilmediği birden çok kahramanlık hikayesi vardır. 2005 yılında Türk ve dünya basınında ilk kez yayınlanan bu önemli kahramanlığa bu özel günde yine yer vermek istedik.

Çanakkale Zaferi’ne "Marmaris Mayını"

Kahramanlık öykülerini zevkle dinleriz, hele sonunda zafer varsa mest oluruz.Fakat en doyumsuzu bütün dünya ile aynı anda bu efsaneyi öğrenmek.

İşte Marmaris'in 1.Dünya Savaşında ki kahramanlık öyküsü...

Düşman mayınlarının Marmaris boğazından toplanarak Çanakkale'ye gönderilmesini ve bir zafere ortak olmanın hikayesi. Çanakkale'de sayısı bilinen mayınlara ek olarak Marmaris'ten gönderilen mayınlar, düşman gemilerinin hesaplarını bozmuş, savaş sanatları derslerine girecek bir zafer ortaya çıkmıştır. Yıllar sonra Marmaris Uluslararası Denizcilik Festivaline katılmak için gelen yabancı ülkelerin savaş gemileri ilginç bir rastlantı yaşattı bize. Çanakkale Savaşı'nda kendi atıkları mayınlarla hüsrana uğradıklarının farkında olmayan ülkeler, bu sefer mayın değil dostluk mesajları attılar Marmaris Boğazına. Denizcilik Festivaline katılan Avustralya savaş gemisi HMAS ANZAC'ın  GALLIPOLI(GELİBOLU) ismini verdikleri hücum botun görüntüsü  MarmarisLife objektiflerine böyle yansırken, şehitleri ve savaşı unutmayacaklarını gösteriyorlardı...

ÇANAKKALE SAVAŞLARININ İSİMSİZ KAHRAMANLARINDAN BİRİ- MARMARİS

              İşte, İsmail Hakkı Kutay, Bacaksızların İsmail'in torunundan aldığımız bilgilerle ve yaptığımız araştırmalarla, Çanakkale Destanında Marmaris ve halkının haklı yerini gösteren yayınımızın önemli bölümleri:

“Adadaki keçi çobanı keçilerini otlatırken, boğazın önünde boncuk gibi dizilmiş şeyler görür”

                Birinci Dünya Savaşının başlayıp, sürdüğü 1914 yılında Alman denizaltısı Marmaris'ten benzin ikmali yapar. Hatta denizaltı komutanı kaymakam ve birkaç kişiyi daha denizaltıya davet eder, dalış gerçekleştirirler. Denizaltının nasıl çalıştığını gösterir. Düşman istihbaratı bu durumdan haberdar olur, ikinci bir gemi gelip, benzin ikmali yapamasın diye Marmaris boğazını mayınlarlar. Tabii ki halkın bu durumdan haberi yoktur. Adadaki keçi çobanı keçilerini otlatırken boğazın önünde boncuk gibi dizilmiş şeyler görür.. Hemen Ada muhtarına gider.. Ertesi gün, limanlık bir hava vardır(denizin tamamen dalgasız olması), muhtarla çoban birlikte gidip bakarlar.. Emin olunca kaymakama gidip haber verirler. Kaymakam, Jandarma komutanını alıp adaya gider, mayınlardan onlar da emin olunca durumu İstanbul'a bildirirler. İstanbul'dan bir Bahriye subayı ile üç Bahriye eri mayınları toplamaları için gönderilir..İşte! gelen bu üç erden biri dedem Zonguldaklı Hüseyin. Balıkçılık yapan Topçu Mustafa Dayı'nın sandalı ile kürek çekilerek boğaza gidilir.

Mayının bir tanesini çıkarıp sandalın arkasına bağlarlar, ama çok ağır olan bu  mayınları kürekle getirmek çok eziyetli olur. Ertesi gün daha fazla adam, daha fazla kürekle giderler.. Her gün 2-3 mayın getirirler. Bütün bu çalışma halkla birlikte gerçekleştirilir.. İsmail Hakkı Kutay'ın anlatımına göre bu mayınların boynuz gibi bir bölümü varmış, onlar alınınca patlama özelliği gidiyormuş.Bu mayınları Taşlık'tan çıkarırlar. Yeni Cami'de bulunan "Amele Taburu" bu mayınları Taşlık'tan, Taşarkası'na yuvarlayarak getirir, orada açılan kanallara istif ederler.. Her mayının üstünü de yeşil dallarla örterler, keşif uçuşu yapan tayyare görmesin  diye.

  Bu yörelerde o zamanlar çok bulunan deve katarlarında, bir tane  "Lök" tabir edilen çok güçlü ve dayanıklı develer olurdu. Bütün bu develer toplanır. Başlarında deveciler olduğu halde gelen develere yuvarlak ve ağır mayınları bir türlü yükleyemezler. Çözümü Marmaris'li denizciler bulur. Mayının tepesine halattan bir simit yaparlar, bir de altına. Sonra bu simitleri birbirine bağlarlar. Böylece develere kolayca yüklenebileceklerdir. Yalnız her iki yanda bulunan 3-4 kişi mayınlara alttan destek olarak yüklemeyi sağlarlar.

   Katar yola çıkar. Çok ağır ilerlerler, ilk gün Marmaris çıkışında bulunan Beldibi'nde akşamı geçirirler. Beldibi'nden yokuş çıkacakları için dinlendirilen develer ertesi gün Taşhan'a ulaşır. Taşhan'da dinlenip, daha ertesi gün Gökova'ya.. Gökova'ya kaç günde ulaşıldığı bilinmiyor. Yalnız Gökova'dan arabalarla Muğla'ya, Muğla'dan Aydın'a, Aydın'dan trenle Haydarpaşa'ya gönderiliyor. Haydarpaşa'dan mayın gemisine yükleniyor, mayın gemisi Çanakkale'de patlak veren o büyük savaşın oyuncularının en önemlisi olarak, savaş tarihindeki rolünü gerçekleştiriyor. Öykünün bundan sonrası tarih araştırmacılarının ve kayıtların bildirdiği şekilde devam ediyor. Boğazdaki mayınların temizlendiğinden emin olan müttefik donanmasının dünyanın en büyük deniz savaşlarından birinde Çanakkale'yi nasıl geçemediklerini biliyoruz.

     ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! Sözünü dünyaya haykıran Türk Ulusunun başarısında bugüne dek hiç bilinmeyen Marmaris'ten çıkarılan mayınların rolü ve hiçbir istihbarat sızdırmayan Marmaris halkının katkıları bilinmelidir. 

Katkılarından dolayı Fatma Gebeş Çimen'e teşekkür ederiz.